Mircea Lucescu, Milli Takım'ın başına geçerek büyük bir risk aldı. Ay-Yıldız'ı finallere taşırsa bu gurur da kendisine ait olacak.

Milli Takım’da 100. maçına çıkmaya hazırlanan Arda Turan, Ay-Yıldızlıların başına geçen Mircea Lucescu’nun görevi kabul etmesinin büyük bir cesaret olduğunu söyledi. Gerçekten büyük bir cesaret mi? Yoksa büyük bir risk mi? İzlanda ve Finlandiya maçları sonrası göreceğiz. Rusya’ya gidersek Rumen hocanın 50 yıllık futbol tecrübesi de taçlanmış olacak.

Rumen çalıştırıcı, FIFA’dan aldığı ceza nedeniyle İzlanda maçında saha içinde bulunamayacak. Kolay bir maç olmayacağı ortada… Ancak Lucescu’nun tecrübesi millileri nereye taşıyacak hep birlikte göreceğiz.

70 yaşını geçmiş Mircea Lucescu’nun grup karşılaşmalarının tamamlanmasına 4 maç kala böyle bir teklifi kabul etmesi gerçekten büyük risk. Hiçbir ümit ışığının kalmadığı bir ortamda görevi üstlenmiş olsa işi daha kolay olacaktı.

İlk maçında Ukrayna’ya 2-0 yenilmek de işin tuzu biberi oldu. Ancak tecrübe, doğruları bulmak için çok fazla beklemeye izin vermiyor. Hırvatistan maçına çıkarken kadrodaki köklü ve yerinde değişiklik; 2018 Rusya için bir umut ışığı yaktı.

Matematik hesabından kurtulamadık

Yıllardır matematik hesapları yaparak gruplardan çıkmayı düşündük. Play-off maçları oynayarak şampiyonalara gittik. Dünya üçüncülüğünü de gördük (2002), Avrupa’da finalin eşiğinden de döndük (2008). Zıplayacağımız noktayı kendimizde öngöremiyoruz.

İnsan düşünmeden edemiyor. Acaba Lucescu, gruptan çıkma şansının zor olduğunu bilmiyor muydu? Herkesten daha iyi biliyordu şüphemiz olmasın. Son iki maç öncesi elde kağıt kalem yine hesap içindeyiz. Finallere gitmeyi başardığımızda tarihi bir başarıya imza atabileceğimizi de hepimizden iyi biliyor.

Milli Takım kadrosunda çok iyi futbolcular var. Genç yetenekler, tecrübeli isimler, potansiyeli yüksek oyuncular. Böyle bir takım 70 yaşını geçmiş her teknik adama heyecan verir. Ukrayna maçı sonrası hakeme gösterdiği tepki bunun en güzel örneği.

Milli Takım kadrosu işlenmesi gereken bir maden ve bunu Rumen hoca gayet iyi görüyor. Finallere gidersek “Biz bitti demeden bitmez” hikâyelerini çok yaşarız…


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir