Yeşil sahalarda babalarının izinden gidip kupa kaldıranların sayısı oldukça az.

Futbolda baba mesleğini seçip de başarılı olanların sayısı çok fazla değil. Ancak öyle isimler var ki tıpkı babaları gibi yeşil sahalarda başarıdan başarıya koştular. İşte o isimlerden en tanıdık olanlar:  

Peter Schmeichel – Kasper Schmeichel: Danimarka’nın Bröndby takımında gösterdiği performansla 28 yaşındayken 1991’de Manchester United’a transfer olan Peter Schmeichel, dünyanın en iyi kalecilerinden biri oldu. Danimarka ile Euro 92’de şampiyonluk yaşayan Schmeichel, United ile lig, kupa ve Şampiyonlar Ligi sevinci yaşayıp 17 kupa kaldırdı. Kaleci babanın oğlu olarak daha küçük yaşta yeşil sahalarla tanışan Kasper ise kariyerine 2004’te babasının futbolu bıraktığı takım olan Manchester City’de başladı. Kariyerinin büyük bölümü değişik takımlarda kiralık olan geçen Kasper, 2011’de Liecester City ile anlaştı. Son yıllarda büyük aşama kaydeden Kasper, Liecester’le birlikte Danimarka Milli Takımı kalesinin de tek sahibi oldu.

Cesare Maldini – Paolo Maldini: 1954-66 arasında Milan formasını giyen Cesare Maldini, Milano kulübüyle 4 lig ve 1 Avrupa kupası şampiyonluğu yaşadı. Adını İtalya’nın efsaneleri arasına yazdıran Cesare Maldini’nin izinden yürüyen oğlu Paolo Maldini ise babasının aksine başka hiçbir kulüpte oynamayıp kariyerini başladığı kulüp olan Milan’da sonlandırdı. Paolo başarıda babasını geride bırakan parlak bir kariyere sahip oldu. 7 kez lig şampiyonluğu, 5 Avrupa kupası ve 3 Avrupa Süper Kupa sevinci yaşayan Paolo Maldini, 126 kez milli formayı giydi.


Carles Busquets – Sergio Busquets: Barcelona kadrosunda 12 yıl ter döken Carles, İspanyolların ünlü kalecisi Andoni Zubizarreta’nın varlığından dolayı yedek kulübesinin müdavimi oldu. 79 maçta Barcelona kalesini koruyan Carles Busquets, 6 kez La Liga şampiyonluğu sevinci yaşadı. Kariyerine Barcelona’nın ünlü altyapısı La Masia’da başlayan oğul Sergio, 2008’den bu yana Barcelona A takımı için ter döküyor. 27 yaşındaki Sergio şu ana kadar 5 La Liga ve 3 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, İspanya Milli Takımı ile ise 2010’da Dünya Kupası, Euro 2012’de Avrupa şampiyonluğu yaşadı. Babasına göre oldukça parlak bir kariyere sahip olan Sergio, 83 maçta İspanya formasını giydi.


Miroslav Kadleç – Michal Kadleç: Fenerbahçe formasından hatırladığımız Michal Kadleç’in babası olan Miroslav Kadleç, 1990-98 arasında formasını giydiği Bundesliga takımlarından Kaiserslautern ile 1991 ve 1998’de şampiyonluk sevinci yaşadı. Babasının izinden giden oğul Michal ise Sparta Prag ile 2, Fenerbahçe ile 1 kez şampiyonluk sevinci yaşayıp babasının izinden gitti.

Arnor Gudjohnsen – Eidur Gudjohnsen: İzlanda futbolunun medar-ı iftiharı Gudjohnsen ailesidir. Baba Arnor, Belçika’nın Anderlecht takımıyla 3 kez şampiyonluk yaşadı. Oğlu Eidur ise Chelsea ile 2 kez Premier Lig, Barcelona ile 1 kez La Liga şampiyonluğu yaşarken, 2009’da yine Barcelona ile Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırdı. Babası Arnor, kendisi 34 yaşındayken, 17 yaşında olan oğlu Eidur ile bir millî maçta beraber oynamıştır. Ancak aynı anda sahada bulunmamışlardır. Arnor’un 1 gol attığı maçta oğlu Eidur ilk yarı sonunda babasının yerine oyuna girmiştir.

Danny Blind -Daley Blind: Mayıs ayına kadar Hollanda Milli Takımı’nı çalıştıran Danny Bilind, 1986-99 arasında formasını giydiği Ajax’la 5 lig, 4 Avrupa kupası kazandı. Portakalların yetiştirdiği en önemli futbolculardan biri olan Danny Bilind’in oğlu Daley Blind de 2008-2014 arasında formasını giydiği Ajax’la 4 kez lig şampiyonluğu yaşadı. Daley Bilind 2014’ten bu yana Manchester United formasını giyiyor.


Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir